- Patent Foramen Ovale (PFO) Nedir?
- Patent Foramen Ovale Kalpte Delik midir?
- PFO ile ASD Arasındaki Fark Nedir?
- PFO Belirtileri Nelerdir?
- PFO İnme Riskini Artırır mı?
- PFO Tanısı Nasıl Konulur?
- PFO Ne Zaman Kapatılmalıdır?
- PFO Nasıl Kapatılır?
- PFO Kapatma İşlemi Riskli midir?
- PFO Kapatma Sonrası Nelere Dikkat Edilir?
- PFO Migrene Neden Olur mu?
- PFO Çoğu Kişide Tedavi Gerektirmez
Patent Foramen Ovale (PFO) Nedir?
Patent foramen ovale, kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında doğumdan sonra tamamen kapanmamış, kapakçık şeklindeki küçük bir geçiştir. Kısaca PFO olarak adlandırılır. Anne karnındaki her bebekte bulunan bu geçiş, kanın henüz çalışmayan akciğerleri dolaşmadan vücuda gönderilmesini sağlar.
Doğumla birlikte akciğerler çalışmaya başlar ve kalp içindeki basınçlar değişir. Bu değişiklik, foramen ovale adı verilen geçişin kapakçığını kapatır. Ancak erişkinlerin yaklaşık dörtte birinde dokular tam olarak kaynaşmaz ve arada ince bir tünel kalır. PFO bulunan kişilerin büyük bölümü yaşamı boyunca herhangi bir sağlık sorunu yaşamaz.
Patent Foramen Ovale Kalpte Delik midir?
Patent foramen ovale günlük dilde kalpte delik olarak tanımlansa da kalp duvarında eksik bir doku bulunması anlamına gelmez. PFO, üst üste gelmiş iki ince doku tabakasının tamamen yapışmaması sonucunda oluşan kapakçıklı bir geçiştir.
Kalbin sağ tarafındaki basınç arttığında bu kapakçık kısa süreli olarak açılabilir. Öksürme, ıkınma, ağır kaldırma veya nefes tutma gibi durumlarda sağ kulakçıktaki basınç geçici olarak yükselir ve kan sağ taraftan sol tarafa geçebilir.
Çoğu kişide bu geçiş herhangi bir belirtiye veya kalp büyümesine neden olmaz. Bu nedenle tesadüfen saptanan PFO, çoğunlukla hastalıktan çok anatomik bir farklılık olarak değerlendirilir.
PFO ile ASD Arasındaki Fark Nedir?
Patent foramen ovale ile atriyal septal defekt aynı durum değildir. Atriyal septal defektte, kalbin üst odacıkları arasındaki duvarda doğuştan gerçek bir doku eksikliği bulunur. ASD açıklığından çoğunlukla sol kulakçıktan sağ kulakçığa sürekli kan geçer ve büyük açıklıklar kalbin sağ tarafında genişlemeye neden olabilir.
PFO ise anne karnında normal olarak bulunan geçişin doğumdan sonra tam kaynaşmamasıdır. Genellikle daha küçüktür, kalbin sağ tarafında büyümeye yol açmaz ve sürekli kan geçişi oluşturmaz. Bu iki durumun kapatılma nedenleri ve kullanılacak cihazları da birbirinden farklıdır.
PFO Belirtileri Nelerdir?
Patent foramen ovale çoğu kişide belirti vermez. Kalp muayenesi, EKG ve rutin ekokardiyografi normal olabilir. PFO genellikle farklı bir nedenle yapılan kalp ultrasonu veya inme araştırması sırasında tesadüfen saptanır.
Nadir durumlarda sağdan sola geçen kan miktarının artması kandaki oksijen düzeyinin düşmesine neden olabilir. Özellikle ayağa kalkınca nefes darlığı ve oksijen düşüklüğü gelişen platipne-ortodeoksi sendromunda PFO önemli olabilir.
Ancak baş ağrısı, halsizlik, çarpıntı veya göğüs ağrısı gibi yaygın şikayetlerin tek başına PFO’ya bağlanması doğru değildir. Bu yakınmaların öncelikle daha sık görülen kalp, akciğer ve nörolojik nedenleri araştırılmalıdır.
PFO İnme Riskini Artırır mı?
Patent foramen ovale bulunan kişilerin büyük bölümünde inme gelişmez. Ancak toplardamarlarda oluşan bir pıhtı, PFO üzerinden kalbin sol tarafına geçerse beyin damarlarına ulaşabilir. Bu durum paradoksal emboli olarak adlandırılır ve iskemik inmeye neden olabilir.
Özellikle genç yaşta inme geçiren ve yapılan ayrıntılı incelemelerde başka bir neden bulunamayan hastalarda PFO ile inme arasında ilişki olabileceği düşünülür. Bununla birlikte inme geçiren bir kişide PFO bulunması, inmenin kesin olarak bu açıklıktan kaynaklandığını göstermez. PFO toplumda çok sık görüldüğü için bazı hastalarda tesadüfi bir bulgu olabilir.
İnmenin PFO ile ilişkili olduğuna karar vermeden önce şah damarlarındaki darlıklar, küçük damar hastalığı, pıhtılaşma bozuklukları ve özellikle atriyal fibrilasyon gibi diğer nedenler araştırılır. Kalp ritminin Holter veya daha uzun süreli cihazlarla takip edilmesi gerekebilir.
PFO Tanısı Nasıl Konulur?
Patent foramen ovale tanısında en sık kontrastlı ekokardiyografi, diğer adıyla kabarcık testi kullanılır. Kol damarından hava içermeyen, çalkalanmış serum fizyolojik verilir. Hastadan kısa süre ıkınması veya nefesini tutması istenir. Kabarcıkların kalbin sağ tarafından sol tarafına geçtiğinin görülmesi PFO varlığını destekler.
İlk değerlendirme göğüsten yapılan ekokardiyografiyle gerçekleştirilebilir. Açıklığın yapısını, tünelin uzunluğunu ve çevredeki dokuları daha ayrıntılı incelemek için transözofageal ekokardiyografi yapılabilir. Bu yöntemde ince bir ultrason probu yemek borusuna ilerletilir.
Transkraniyal Doppler incelemesi de sağdan sola kan geçişini gösterebilir. Ancak bu test geçişin kalbin hangi bölümünden kaynaklandığını ve PFO anatomisini doğrudan göstermez. Kapatma planlanan hastalarda ayrıntılı kalp görüntülemesi gerekir.
PFO Ne Zaman Kapatılmalıdır?
Patent foramen ovale saptanan her kişide kapatma işlemi yapılmaz. Daha önce inme geçirmemiş, şikayeti olmayan ve PFO’su tesadüfen bulunan kişilerde çoğunlukla tedavi veya düzenli görüntüleme gerekmez.
Ameliyatsız PFO kapatma, özellikle 18 ile 60 yaş arasında, beyin görüntülemesinde damar tıkanıklığına bağlı inme saptanan ve kapsamlı araştırmaya rağmen başka bir inme nedeni bulunamayan seçilmiş hastalarda değerlendirilir. Randomize çalışmalardan elde edilen kanıtlar bu grupta daha güçlüdür. Altmış yaş üzerindeki kişilerde atriyal fibrilasyon ve damar sertliği gibi diğer inme nedenleri daha sık görüldüğü için karar kişiye özel verilir.
PFO’dan geçen kan miktarının fazla olması, kulakçıklar arasındaki dokunun aşırı hareketli bulunması ve inme öncesinde uzun süre hareketsizlik, uçak yolculuğu veya toplardamar pıhtısı gibi durumların yaşanması PFO ile inme arasındaki ilişkiyi güçlendirebilir. Ancak kapatma kararı yalnızca açıklığın büyüklüğüne bakılarak verilmez.
Yalnızca migren, geçici nörolojik şikayet, pıhtılaşma eğilimi veya bacak toplardamarında pıhtı bulunması rutin olarak kapatma işlemi yapılması için yeterli değildir. Hastanın geçirdiği olayın gerçek bir iskemik inme olduğunun ve başka olası nedenlerin dışlandığının gösterilmesi gerekir.
PFO Nasıl Kapatılır?
Patent foramen ovale kapatma işlemi kasık toplardamarından ilerletilen ince kateterler yardımıyla yapılır. Göğüs kafesi açılmaz, kalp durdurulmaz ve açık kalp ameliyatı uygulanmaz.
Kasık bölgesi uyuşturulduktan sonra kateter toplardamar içinden kalbin sağ kulakçığına ilerletilir. Kateter PFO tünelinden geçirilerek sol kulakçığa ulaştırılır. Daha sonra birbirine bağlı iki küçük diskten oluşan kapatma cihazı açıklığın iki tarafına yerleştirilir.
Disklerden biri sol, diğeri sağ kulakçıkta açılır ve aradaki geçişi iki taraftan kapatır. Cihazın konumu ekokardiyografi ve röntgen görüntüleme ile kontrol edilir. Uygun şekilde yerleştiğinden emin olunduktan sonra cihaz taşıyıcı sistemden ayrılır ve kateter çıkarılır.
İlerleyen aylarda cihazın yüzeyi kalbin kendi dokusuyla kaplanır. Böylece sağ ve sol kulakçık arasındaki geçiş büyük ölçüde ortadan kalkar. Çoğu hasta kısa süreli hastane takibinden sonra günlük yaşamına dönebilir.
PFO Kapatma İşlemi Riskli midir?
Patent foramen ovale kapatma işlemi uygun hastalarda yüksek başarıyla uygulanır. Bununla birlikte her girişimsel işlemde olduğu gibi bazı riskler bulunur.
Kasıktaki giriş yerinde kanama veya morarma görülebilir. İşlem sonrasında geçici çarpıntı veya atriyal fibrilasyon gelişebilir. Bu ritim bozukluklarının önemli bir bölümü işlemi takip eden ilk haftalarda ortaya çıkar. Daha seyrek olarak cihazın yer değiştirmesi, cihaz üzerinde pıhtı oluşması, kalp çevresinde sıvı birikmesi, açıklığın tam kapanmaması veya ek girişim gerekmesi mümkündür.
Bu nedenle PFO kapatma kararı yalnızca cihazın teknik olarak yerleştirilebilmesine göre verilmez. İnmenin gerçekten PFO ile ilişkili olma ihtimali, işlemden beklenen yarar ve hastanın kişisel riskleri birlikte değerlendirilmelidir.
PFO Kapatma Sonrası Nelere Dikkat Edilir?
Patent foramen ovale kapatma sonrasında cihaz üzerinde pıhtı oluşmasını önlemek amacıyla trombosit önleyici ilaçlar kullanılır. Çoğu hastada başlangıçta iki ilaç birlikte verilir, daha sonra tek ilaçla devam edilir. Kullanılacak ilaçlar ve tedavi süresi hastanın inme öyküsüne, kanama riskine ve işlemin özelliklerine göre belirlenir. İlaçlar kardiyoloji hekimine danışılmadan kesilmemelidir.
İlk günlerde ağır kaldırmamak ve kasık bölgesini zorlayacak aktivitelerden kaçınmak gerekir. Giriş yerinde büyüyen şişlik, durmayan kanama, yeni başlayan göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma veya uzun süren çarpıntı gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Kontrol ekokardiyografilerinde cihazın konumu ve açıklıktan kan geçişinin devam edip etmediği değerlendirilir. İlk aylarda küçük miktarda geçiş görülmesi her zaman işlemin başarısız olduğu anlamına gelmez. Cihazın üzeri kalp dokusuyla kaplandıkça bu geçiş azalabilir.
PFO Migrene Neden Olur mu?
Patent foramen ovale, özellikle auralı migreni bulunan kişilerde toplumun geneline göre daha sık saptanabilir. Ancak PFO’nun migrenin doğrudan nedeni olduğu ve kapatıldığında baş ağrısının kesin olarak düzeleceği gösterilmiş değildir.
Bu nedenle yalnızca migren tedavisi amacıyla rutin PFO kapatma önerilmez. Daha önce PFO ile ilişkili inme geçiren bir hastada kapatma sonrasında migren yakınmaları azalabilir ancak bu durum işlemin temel yapılma nedeni değildir.
PFO Çoğu Kişide Tedavi Gerektirmez
Patent foramen ovale toplumda sık görülen ve çoğu kişide herhangi bir sorun oluşturmayan anatomik bir farklılıktır. Tesadüfen saptanan PFO nedeniyle endişe edilmesi veya doğrudan kapatma işlemi planlanması gerekmez.
Kapatma tedavisi, özellikle başka bir neden bulunamayan iskemik inme geçirmiş ve inmenin PFO ile ilişkili olma ihtimali yüksek olan seçilmiş hastalarda gündeme gelir. Karar nöroloji, girişimsel kardiyoloji ve gerekli durumlarda diğer branşların birlikte değerlendirmesiyle verilmelidir.
Uygun hastada gerçekleştirilen ameliyatsız PFO kapatma, tekrarlayan inme riskini azaltmaya yardımcı olabilir. İşlemden beklenen yararın yüksek olması için doğru hasta seçimi, diğer inme nedenlerinin ayrıntılı biçimde araştırılması ve işlem sonrası ilaçların düzenli kullanılması büyük önem taşır.







